
Elli yıldan bu yana Hintli bir mistik, mucizeler yaratıyor; boşluktan yüzükler, madalyonlar, paralar geliyor; ölümcül hastalar ve daha da innanılmazı ölüler ayağa kalkıyorlar ve de Sai Baba binlerce kilometre uzaktaki bir insanı ölümden kurtarıyor.Bütün bunlar doğru mu? Sai Baba yüzyılın en büyük şarlatanı mı yoksa o gerçekten yaşayan bir aziz mi?
Hintli bir guru; adı Sai Baba; doÄŸaüstü güçleri olduÄŸuna ve kutsallığına inanılıyor. Altın yüzükleri ve paraları yoktan var ediyor, kayaları kuma, çiçekleri mücevherlere dönüştürüyor. Hastalara ÅŸifa veriyor; onlara “Vibhuti” adında kutsal aÄŸaç külüyle yardım ediyor. Bütün bunlar boÅŸluktan geliyormuşçasına birden elinde beliriyor ve hatta inanılmaz bir iddiaya göre, ölüleri yaÅŸama döndürebiliyor. Kim bu adam? Gerçekten doÄŸaüstü güçleri olan bir mistik veya bir aziz mi? Çevresinde masallar uydurulan, herÅŸeye inanmaya hazır kitlelerin yaÅŸadığı bu çağın modasına uygun bir ÅŸarlatan mı?Çok baÅŸarılı bir sihirbaz mı? Günümüzün en ünlü illüzyonisti David Copperfield eÄŸer bir mistik olsaydı, Sai Baba´dan daha baÅŸarılı olur muydu?
Dünyanın her yerinde onun onbinlerce müridi var ve bunların çoğu Sai Baba´nın mucizelerine tanık olduklarını iddia ediyorlar. Kuşkucu bilimciler ve gazeteciler yıllardır onu yakından izliyorlar ama henüz hayret verici başarılarına bir açıklama getiremediler. Her ne kadar Sai Baba, mucizelerinin ruhsal olduğunu ve dinsel bir içerik, mesaj taşıdığı idda ediliyorsa da, kendisi mucizelerini ortaya koyarken hiç de mistik bir performans sergilemiyor; coşkulu ve çok sevecen; Bazı tanıklar Sai Baba´nın isteğe göre mucize yapabildiğini söylüyorlar; insanlara ne istediklerini soruyor ve sonra sanki boşluktan koparıp ortaya çıkıyor. Birçok kez, birilerine en sevdiği çiçeğin adını soruyor, sonra sanki yanında duran ağaca dönüp çiçeği koparıp alıyor.
Mucize Kürleri
Sai Baba´nın ruhsal ÅŸifa kürleri sonucunda iyileÅŸenlerle ilgili çeÅŸitli belgeler var; hatta cerrahi operasyonlarından dahi söz ediliyor. Mide kanserinin son aÅŸamasındaki bir adamın karşısına geçip transa geçiyor, sonra elindeki “Vibhuti” külüyle hastanın alnını sıvazlıyor, birden elinde bir neÅŸter beliriyor, iki eliyle tuttuÄŸu deride bir yara açıyor, içinden neyi aldığı belli olmuyor, sonra yarayı yine sıvazlayıp kapatıyor, yaranın izi bile kalmıyor ve sonra hasta iyileÅŸiyor. Bu gerçek bir olay ama yaranın gerçek olup olmadığı, hastanın nasıl iyileÅŸtiÄŸi bilimsel olarak kanıtlanmış deÄŸil. İnanmak gerekiyor. Bir diÄŸer olay, Kuzey Hindistan´dan Khare adlı bir hizmetçinin başından geçti, 1971 yılı Kasım ayında Khare, doktorlardan yakında kör olacağını öğrendi, üç ay sonra tüm görme yeteneÄŸini yitirecekti. Khare´nin kızı yakında bulunan Bengalore, Whitefield´deki Sai Baba Merkezi´nde çalışıyordu ve Mayıs 1972´de genç kadın Sai Baba ile görüşerek babasının durumunu anlattı. Genç kadını dinleyen Sai Baba´nın elinde birden bir avuç “Vibhuti” belirdi ve Khare´ye götürmesini söyledi. Khare bundan sonra her gün bir tutam kutsal külü gözlerine sürerek kullanmaya baÅŸladı ve üç ay sonra kör olmak bir yana eskisinden daha iyi görüyordu. Ama Sai Baba´nın bir olayı daha var ki, tam anlamıyla inanılmazdır; 1953 yılında 60 yaşındaki Radhakrisha adlı mide ülserine yakalanmış biri yardım istemek için ona geldi ama Sai Baba onu hasta olmadığını söyleyerek reddetti. Üç gün sonra, Radhakrisha komaya girdi; derisinin rengi mavimtrak ve kaskatıydı, buz gibiydi ve artık duyarsızdı, kalbi belli belirsiz atıyordu. Her an kalbinin durması bekleniyordu; o anda Sai Baba eve geldi ve hastanın yanına giderek, yalnız bırakılmasını istedi. Birkaç dakika sonra Radhakrisha odadan yürüyerek çıktı, son derece canlı görünüyordu ve sonra yapılan muayenede ülserinin tamamen kaybolduÄŸu kesin olarak görüldü. Ne olmuÅŸtu?
İnancın ötesinde…
Avustralyalı gazeteci Howard Murphet, Sai Baba´nın bir sahtekar olduÄŸu görüşündeydi; onun dehasına inanıyordu, altın bir yüzüğün elinde belirmesini çok yakından görünce tam bir inançlı olmuÅŸtu. Bir akÅŸam Sai Baba, Murphet´e doÄŸum tarihini sordu, öğrenir öğrenmez elini uzattı ve avucundaki madeni parayı gazeteciye uzattı, para Murphet´in doÄŸduÄŸu yılın tarihini taşıyordu. Karşı karşıya duruyorlardı ve Sai Baba´nın elleri göz önündeydi, Murphet sonradan “Para avucunu açar açmaz belirdi ve hemen benim avucuma koydu, ağır ve altından yapılmıştı, 10 $´lık bir anı parasıydı, üzerinde benim doÄŸum yılım ve Özgürlük Anıtı´nın resmi vardı.” diyecekti. Londralı fotoÄŸrafçi David Bailey, bu olayı duymuÅŸtu, Sai Baba ile karşılaÅŸtığında ondan benzer bir olay yapmasını istedi, Sai Baba elini havaya kaldırdı, indirdiÄŸinde avucunda üzerinde kendisinin kabartma bir resmi bulunan bir madalyon tutuyordu. 50 yıldan beri, Sai Baba mucizevi gösterilerini sürdürüyor, bir türlü hilesi bulunamadı, safran rengindeki robu dahi araÅŸtırmacılar tarafından didik didik incelendi, ne bir gizli cep, ne de bir baÅŸka delik vardı.
Etiketler: Mucize Adam Sai BABA
Bu adam sahtekarın önden gideni.kendini haşa Yüce ALLAH a eş
koşyo.Ah karşımda olsaydıda suratına tükürseydim pislik herifin