Salý, Þubat 07, 2012 07:31

Maji

http://www.uen.org/utahlink/tours/admin/tour/17720/17720Maji.jpg

Maji nedir?

İnsanlığın en eski öğretisi, hatta dinlerin ve inançların kökeni Majidir. Maji sanatı ve onun çocuğu olan büyü, her çağda varolan ve etkinliğini sürdüren bir olaydır. Anlatılara göre Maji ve büyü günümüzde de politikayı etkileyecek kadar yaygındır. Öyleyse, nedir bu Maji? Nasıl öğrenilir? Büyü gerçek midir? Ortada gezenler, gerçekten büyücü müdürler?

Kelime anlamında Maji´nin Türkçe karşılığı yoktur; en yakın yaklaşım sihir olarak belki düşünülebilir; büyü sözcüğü ise genelde Maji´nin karşılığı sanılır ama sadece sözlük karşılığıdır. Demek ki, Maji´ye Türkçe karşılık bulamıyoruz ama kavram olarak açıklayabilir ve anlamlandırabiliriz. Maji sözcüğü, Grekçe´dir; Magein; Megas büyük bilim anlamındadır veya en büyük veya ana bilim demektir. Maji Paleolitik çağlardan beri vardır, Fransa´da Aurigignac´da, Güney Afrika´da Buşmenler´de Majikal ayinlerin izleri bulunmuştur. Atlantis, Mu inançları dışında, bilinen tarihte Eski Mısır´da Maji çok geniş biçimde kullanılmıştır. Özellikle de Mısır Panteonu´daki tanrılara çok dikkat etmek gerekir; tümü belli majikal güçleri simgelemektedirler. Yine tüm Mezopotamya uygarlıklarında, Aztek, Maya ve İnkalar´da Majikal yaptırımlar çok geniş ve çeşitlidir. Majinin gücünden korkan ve insanın yeterince bilgilenmesini istemeyen Hristiyan Kilisesi, MS 364 Laodicea Konsülü´nde Maji´yi, matematiği ve Astroloji´yi yasaklamıştı. 525´de Oxia´da, 721´de Roma´da alınan kararlarla Maji Sanatı´nı bilmek ve kullanmak hakkı sadece belli bir rahip sınıfına verildi. Ama sonra, bu hak yanlış yola sapacak ve insanları yakan sapık bir inancın yani engizisyonun temeli olacaktır. Budizm´in tüm kolları majikal deneylerle doludur, Zen Budizm insanın sıradanlığını, kontr tepki olarak ele alır; Yoga her türünde Majikal terbiye enerji birikimini düzenler; Akapünktür bedendeki sağlıklı enerji akımını öğretir; şamanlar geçmişin en güçlü Majisyenleriydiler; Heraklit, Platon, Demosten, Pliny, Pisagor, Agrippina, Marcus Aurelius, Jül Sezar, Bruno, Paracelsus, Nostradamus, Lüther, Calvin, İ bni Sina, İ bni Rüşd, İbni Hud, Cübeyr, İbni Semah, Muhiddin Arabi, Mevlana Rumi, Hallac, Yunus Emre, Casanova, Don Juan, Meyer, Pascal ve daha sayısız isim Majisyen olarak tanımlanabilirler. Onların yaşamlarını okumak okuyucuya daha iyi bilgi verecektir.

Maji´nin temelinde sır var…

Majikal Gizem veya Güç, akıllı varlıklar arasında farklı boyutlarda, psiko-fizyolojik olarak bir iliÅŸkinin saÄŸlanması demektir, iliÅŸkinin amacı karşılıklıdır. Maddenin açıklanamayan bir boyutunu varsayarak, normal sınırların dışında algılanması gereken bir yer olarak düşünün ama bu algı nasıl elde edilecektir? Bunun için operatif bir çalışma bilinci ve bilinçdışı uygulamalar gerekir. Fakat herÅŸeyden önce Maji´nin temel sözcüğünü anlamamız ve öğrenmemiz gerekir; bunun adı ise “sır” dır, “sır” ön anlamda, bilginin, öğrenilenin kasıtlı olarak tahdit edilmesi, kısıtlanması ve de bir sistem ve özel bir ekip içinde olabildiÄŸince saf ve doÄŸal halinde korunmasıdır. Biraz daha iyi anlamaya çalışalım; saflık oluÅŸumun ilk koÅŸullarının aynen kalması demektir; yani bir bebek ruhunun ilk anı gibi veya suyun doÄŸadaki saflığı gibi düşünülmelidir. Saflık çok önemlidir ve “sır”ın da giriÅŸ kapısıdır, Maji gezegenine buradan gidilebilir ama saflık veya tek bir amaca nötr olarak egemen olmak bu yolu açacaktır; iÅŸte büyük mistiklerin, ustaların ve büyücülerin geçtikleri yol budur. Saflık için, temel disiplin Maji öğretisine sadık kalmak ve asla manevi öğretilere baÄŸlanmamaktır ama onların da tam olarak bilinmesi elzemdir.

YaÅŸamanın ve hissetmenin gerekliliÄŸi…

Dozu ne olursa olsun, Maji etkisi Kozmos´un partikül enerjisinin bir türü, bir frekansı, bir titreşimidir, Maji´de KAT adı verilen bilinç alanlarında bu enerjiyle buluşulduğu takdirde iş sadece kullanmaya kalır, bu da öğretinin sonucuyla mümkün olacaktır. Eğer diğer bilinçli şuurlarla söz konusu bilinç alanında imajinatif olarak buluşulursa çeşitli etkiler yapılabilir, buradan da büyü etkisi anlaşılabilir. Ama eğer inançlardan ve manevi temayüllerden etkilenilmişse, cennetler, cehennemler, araflar, spatyomlar (Ruhlar Alemi) imaj olarak oluşacak ve gerçekleşecektir. Öyleyse, Maji Gücü´nün düzeyini yani bilinç alanındaki varlığını tam olarak tanıyabilir ve hissedebilirsek, diğer bilinçli şuur veya varlıkları o alanın içinde sınıflandırmamız mümkün olabilir; bu tanımlama dünyasal değerlendirmeden çok farklıdır. İşte burada, hangi yoldan giderseniz gidin, eğer objektif kalabildiyseniz ana temayı buldunuz demektir. Maji enerjisini algılamanın ötesinde, yönlendirme aşamasına ulaştığınızda Majikal etkiyi madde dünyasında psikolojik veya fizyolojik olarak kullanabilirsiniz. Bunu yapmak için çok çalışma yani antreman gerekir; KAT´ın yani imajine edilen bilinç alanının çok sık ziyaret edilmesi önemlidir asla birkaç deney veya kitap okumayla, kulakdan dolma bilgilerle bir sonuca ulaşılamaz aksine daha aptalcası zanlar başlar; kişi birşeyler yaptığını yani enerjiyi kullandığını sanır ve eninde sonunda saçmalar. Majikal yalan çok çabuk ortaya çıkar ve bazen de gerçek Majisyenler tarafından cezalandırılır. Özetle büyük güç ve deneylere sıradan laflarla ulaşılamaz, gezip görmeden, bizzat yaşamadan, hissetmeden Güney Kutbu anlaşılamaz ve tanımlanamaz. Bilinç kendi realitesi oranında yaşayarak öğrenmelidir; ama önce yetenek ve çalışma olmalıdır.

Majinin dramatik kiÅŸilikleri…

Biraz daha zorlayalım ve ilerlemeye çalışalım; geçmiÅŸin büyük Maji Ustaları, Maji Gücü´nü tanımlamak için simgesel dramatik kiÅŸilendirmeler yapmışlardır. Hatta bunun için, geçmiÅŸteki dünyadışı iliÅŸkilerin izleri, uzak bilinmeyen geçmiÅŸin efsanevi kiÅŸiliklerini kullanan Maji Ustaları vardır. Türev ve etki yönlerinden tanrılar, tanrıçalar, azizler, mitolojik kahramanlar, ÅŸeytani ve ruhsal kiÅŸilikler gerçekte Maji alanında gücün çeÅŸitli etkilerini simgelerler. Sümer Tanrısı Pazuzu´nun negatif etkiyi, Artemis´in doÄŸanın enerjisini, Afrodit´in aÅŸk etkisini, Ra´nın güneÅŸ enerjisini simgelemeleri birer örnektir; Maji Gücü´nü ÅŸekillendirmek, yoÄŸurmak Majisyenin kiÅŸiliÄŸine, temayülüne, amacına baÄŸlıdır ama eÄŸer Majisyen nötr olma düzeyine eriÅŸmiÅŸse etki çok daha fazla olacaktır. Dramatik enerji kiÅŸilendirmelerinin yani simgelerin doÄŸaları, etkileri sınırlıdır; mitolojik bir tanrının veya tanrıçanın çaresiz kalması gibi veya bir azizin… Ve bu güç kiÅŸilikleri yani güç türleri birbirlerini olabildiÄŸince etkilememeye çalışırlar ama çok geliÅŸmiÅŸ ve usta bir yönetici güç, tümünü kontrol edebilme ve karıştırma düzeyinde olabilir. ÖrneÄŸin, Zeus, Zülkarneyn, Rama, Tao veya Hızır simgeleri veya adı bilinmeyen büyük maji ustaları gibi…

Ruhsal deÄŸerin aynası…

Peki, Maji Gücü ile iliÅŸki kurmak için gereken sistem nedir, nasıl elde edilir? Bunun için özel bir dil gerekir; bunu bir bilgisayar diline benzetebiliriz yani bir yazılım dili olmalıdır. Maji´de bu dile Simgeler Dili denir ama bu dil farklıdır; alfabemizi, trafik iÅŸaretlerini, sayılarımızı düşünün veya para sistemimizi; bunlar dünyasal bilincimizin tanımlama deÄŸerleridir; bize çevreyi tanımamız ve algılamamız için yol gösterirler. Majikal dil öğreniminin temelinde istisnasız tüm mistik öğreti bilgilerinin algılanması, kavranması ve takılmadan geçilmesi olmalıdır. Merak, öğrenme ve uygalama çıkardan ve iktidardan önce gelmelidir, arzulara Güç sayesinde zaten ulaşılacaktır. Maji´nin dili önce düşüncede öğrenilecektir ya da Krisnhamurti´nin dediÄŸi gibi akıl düzeyinde anlaşılamaz, yolun baÅŸlangıcı ise imajinasyon ve konsantrasyon deneyleridir ve tabii gerçek bir ustanın öğretisiyle yola çıkılmalıdır ama sonra kendi kanatlarınızla uçmak kaydıyla… Majikal etkinin çapı ve alanı, kiÅŸinin ruhsal deÄŸerini gösterir; her ulaşılan bilinç alanı ve kazanılan deÄŸer, KAT alanlarında kullanacağınız seyahat çekleri gibidir, her kazanılan güc düzeyi kiÅŸinin evrensel düzeyidir ama yerinde ve gerektiÄŸi dozda kullanılmalıdır. Nasıl mı? Maji, adına ritüel denen bir özel seremoniye yani olaya dayanır; ritüel determinizmaya yani neden/sonuç iliÅŸkisine bağımlıdır; iÅŸte Maji´nin çıkış ve uygulama noktası tam buradadır. O zaman sistemi gözden geçirebiliriz;

1. Önce Semboller Dili öğrenilir ve kullanılır;

2. Ritüelin kendisi ve nedeni bilinir;

3. Gereken Majikal Güç sağlanır ve tanışılır;

4. Öğretiler aracılığı ile Kozmolojik sistem algısı geliştirilir;

5. Bilinç sürekli koşullandırılır;

6. Duyular sürekli geliştirilip, hissediş arttırılır;

7. Amacın pozitif veya negatif olduğu kavranır;

8. Arada bir farkın bulunmadığı düzeyi amaçlanır;

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/3/32/%27The_Virgin_and_Child_in_Majesty_and_the_Adoration_of_the_Maji%27,_Romanesque_fresco_by_the_Master_of_Pedret_from_the_apse_of_the_Church_of_Saint_Joan_at_Tredos,_Lleida,_Spain,_c._1100.jpg

Maji´de hazıra konulmaz…

Bu dizi ilk bakışta. birÅŸey ifade etmez gibidir; hala ne yapılacağı belirsizdir; ortada sadece bir mühendisin anlayabildiÄŸi karmaşık bir makine vardır; mühendis olmayan birinin, karşısına ise anlaşılmaz bir sistem çıkar. Temel merak, gücün nasıl saÄŸlanacağıdır aslında bu metod veya yöntem, dinsel dualardan, Ruhçular´ın spiritüel çalışmalarından, ruhsal ÅŸifa deneylerinden, sanat olaylarındaki ilhamdan veya yaratıcı çalışmalardan, büyü uygulamalarından, meditasyon veya benzeri bilinç eÄŸitim öğretilerinden farklı deÄŸildir; zaten bunlar kısıtlı bilinç alanları oluÅŸturmak için yapılan uygulamalardan baÅŸka birÅŸey deÄŸildirler. Bir lamanın, hoca efendinin, rahibin, dua, meditasyon veya zikr yoluyla yaptığı ÅŸey sistematik olarak kısıtlı bir majikal ritüeldir; yani Majikal Güç´le buluÅŸma çabasıdır; lama, guru, rahip veya hoca bunu bir oranda baÅŸarır veya baÅŸaramaz ama genelde saflık düzeyine ulaÅŸamamış olduÄŸundan baÅŸardığını sanır; çevresinde bulunan hazırcı tembeller ise, onun herÅŸeyine inanmaya hazır olduklarından bilinçüstü imajinasyonlara deÄŸil, madde dünyasında inandıkları ve nazır bekledikleri hayallere kapılarak zanlara düşerler; gerçek Maji´de hazırcılık yoktur; öğreten de, öğrenen de uygulayıcıdır…

Maji ve İslamiyet

Herkesin yapabileceği dua yöntemi, ki bunun dili önemlidir ama çelişkili görünen iki tarz vardır; ya duanın orjinal dili kullanılmalıdır yani temel ses titreşimleri sağlanmalıdır ama bu imkansız denecek kadar zordur çünkü duaların orjinal sesleri kulaktan öğrenilemez ancak temel öğretmenden öğrenilebilinir. Ya da, düşünce yoluyla dua edilebilir, bu da imajinasyondur. Bu farklı iki yöntem aynı noktada buluşabilir ama kolay olmaz. Duanın majikal anlamı, Majikal Güç´ün Tanrısal simgeyle elde edilebilmesidir; dünyasal amaçlarla oluşan istek, kazanılacak güçle daha gerçekçi olabilecektir; eğer günahtan söz edersek, ruhsal huzur ve doğru bir vicdani hesaplaşmadan doğacak olan affedilme yakarısı, Majikal Güç´le Tanrısal simge altında buluşabildiğinde, bilince nüfuz edecek ve rahatlatacaktır. İlk bakışta, klasik inançlarla çelişen bir durum ortaya çıkar gibidir ama bu böyle değildir; din genel olarak sosyolojik düzeyde kabul edilmiş en yüksek inançtır; Örneğin İslamiyet, matematiksel olarak ruhsal ilişkilere karşı tavır alır gibi görünür; eş düzeyde büyüyü de yasaklar ama öte yanda İslamiyet´in temelinde ve kalıcılığında Majikal Güç ana fikirdir. İslamiyet´de inanca destek olan, itikadi güçlendirecek tüm unsurlar majikaldir. Bunlar din bilgeleri ve otoriteleri tarafından perde ardında reddedilmez aksine savunulur ama perde ardında sıradan halka yer yoktur; majikal alan dinsel otorite için özerktir ve genelleştirilmemelidir. Aslında tüm dinler gibi, İslamiyet´de doğaüstü güçleri kabul eder zaten dinin ana fikri Ruhlar Alemi´nin yani bir KAT´ın dinsel olarak savunulması ve tanımlanmasıdır. İslam´ın büyüye ve büyücülere yani Majisyenliğin bir türüne karşı çıkması ortaya çıktığı dönemin politik ve sosyal gereğidir; bir peygamberi yıpratabilecek tek otorite o dönemde egemen olan, Arap Yarımadası´ndaki büyücüler ve kahinlerdiler.

Majisyen peygamberler…

Hz Musa´nın firavunun büyücülerine karşı büyü yapması (Kuran/Ta-Ha Suresi) iyi bir örnektir yani bir Majikal Güç kullanmıştır, aynı surenin 61. Ayeti´nde “Tahyil” sözcüğü ile, hipnotik etki vurgulanır. Bakara Suresi´de ise (102.Ayet), Maji ile ilgili ciddi bir uyarı görülür; “İnsanlar canlarına karşılık elde ettikleri bu bilginin ne kötü birÅŸey olduÄŸunu bir bilselerdi…” Bu ciddi bir uyarıdır ve aynı zamanda da Maji´nin anayasa maddelerinden birini ima etmektedir; gücü kullanmanın bir faturası vardır ama nasıl? Buna daha sonra geleceÄŸiz; Hz. Süleyman Kutsal Kitap tanımıyla tam bir Majisyendir, ruhları, cinleri tüm Maji enerji alanlarını kullanır ama dinsiz olarak tanımlanmaz; Gazali için tüm Maji güçleri kesindir, bunları vurgular ama dilimize çevrilen kitaplarında ilgili bölümlerin çıkartıldıkları görülür; iÅŸte bu Maji´nin altın yasasıdır, herkese herÅŸey verilemez; Nostradamus bunu; “İncilerinizi domuzlara atmayın…” diye tanımlar. DoÄŸrudur çünkü geçmiÅŸteki ve günümüzdeki ÅŸarlatan büyücü, falcı, ÅŸifacı, hipnozcu bozmalarının tümü bu tarifin içinde yer alırlar. İslami Maji tanımlaması için Gazali bir çalışmasında “Bir ÅŸeyi istediÄŸin zaman, onu zihninde tasavvur et, o gerçekleÅŸecektir…” der. Bu yaklaşım Maji´nin yukarda anlatılan yasalarından biridir ´Gazali / Mafatih”.

Endülüs İslam Gizemciliği;

Katı bir müslüman olan İbni Haldun, velilik düzeyinde doÄŸaüstü güçlerin kullanılabildiÄŸini belirtirken; İbni Sina´nın Magrip´te bir maÄŸarada, uzun yıllar majikal çalışmalar yaptığı anlatılır. Majikal düşüncenin en önemli İslami ismi olan Muhiddin Arabi ise, “Fütühatı Mekkiye” adlı eserinde açık açık KAT´ları yani bilinç alanları anlatır. Hatta Miraç´ı bu tarzda tanımlar. Endülüs İslam GizemciliÄŸi, majikal kültürün ve hatta mimarinin mükemmel göstergesidir ve kurallara uygun olarak uygulanmıştır; bir tür masonik içerik taşıyan “İhvanı Sefa” örgütü gizli bir maji grubudur. Ama elbette ki, “İhvanı Sefa”nın günümüz masonlarıyla hiçbir ilgisi yoktur hatta çok farklı ve çok üst düzeyde olduÄŸu görülür. Kısacası örnek din olarak kullanılan İ slamiyet, Maji Sanatı´nı kurallara uygun olarak ehil ellere bırakılmasını uygun görmüş, avama yani kitlelere yasaklamıştır. Bu yaklaşım, aynı zamanda da kitlelerin ÅŸarlatanlar tarafından istismar edilmesini engellemek içindir çünkü Majikal Bilgi ancak yüksek bilinç alanlarında yararlı ve etkindir.

İnsanın üstünlüğü ama nasıl?

Bir baÅŸka platforma geçelim; Wilhelm Reich´a; Reich;”HerÅŸeyin başı olan enerji, evrenin dört bir yanına yayılmıştır; herÅŸeyin içine sızar, her türlü devinen enerjinin kökenidir; canlı varlıktaki yaÅŸam enerjisi, evrende galaksilerin kökenidir.” diyor. Reich, evrensel enerjinin ya da kendi tanımıyla Evrensel YaÅŸam Enerjisi´nin farkındaydı ve en büyük üzüntüsü insanların kiÅŸilik adlı zırhı takmaları nedeniyle bu enerjiyi alamamaları ve kullanamamalarıydı. Yani Reich, psikozlu kiÅŸiliklerin, inançlar, tabular ve ÅŸartlanmalar yüzünden saf enerjiye ulaÅŸamadıkları görüşündeydi yani Güç´e, Maji Gücü´ne… Bir diÄŸer usta; Freud daha cüretliydi; yaÅŸam enerjisinin bilinçli olmasını istiyor ve koÅŸullarını ortaya koyuyordu. Ona göre, beklentilerini öte dünya saplantılarından kurtarıp, tüm evrensel enerjilerini dünyadaki yaÅŸamlarına yönlendiren insanlar yaÅŸamı kolaÅŸlaÅŸtıracak ve o zaman baskıcı olmayan, psikozsuz bir uygarlığa ulaşılacaktır. O andan sonra ise, cennet serçelere ve meleklere bırakılabilir çünkü Freud´a göre, insan evrensel anlamda cennete sığmayacak kadar yüksektir. Freud bu noktada düşündürür zira Maji´nin diÄŸer bir temel yasası olan insanın evrensel üstünlüğüne deÄŸinmektedir. Reich ve Freud´un üstün insan tanımlarını asla Nietsche, Wagner veya Rauschning´in “üstün ırk” ayrımıyla karıştırmamak gerekir. Anlatılmak istenen, insanın genel olarak canlılar evrenindeki üstünlüğüdür ve ÅŸu anda akla Mevlana gelir;

mystic8

Sanatsal Maji;

İslamiyet´e çok ayrı bir yorum getiren ve hümanizmayı ilke edinen Mevlana Rumi temelde Majikal felsefeyi peçeleyerek sık sık öğretisinde kullanır. Yedi gökten baÅŸka, KAT´ların bulunduÄŸunu, KAT´ların nurla yani enerjiyle dolu olduÄŸunu anlatırken, reenkarnasyonun beden deÄŸiÅŸtirme yerine bilinçlenme aÅŸamaları veya düzeyleri olduÄŸunu ima eder. Mevlana hakkında yazılan “Fihi Mafih”de “Sen deÄŸerinle ve düşüncenle iki aleme bedelsin ama ne yapayım ki, kendi deÄŸerini bilmiyorsun.” dediÄŸi anlatılır; burada yine insanın önem ve üstünlüğü maji çizgisinde vurgulanır. Mevlana´nın bu yaklaşımı, tutucu din çevreleri tarafından sevilmez, onun manevi demokrasi anlayışı, inanç hiyerarÅŸisinde yer kapmak isteyenleri rahatsız eder çünkü insan kiÅŸilik ve bilinçsizlik zırhı nedeniyle, bilgi yorumlarından ve tartışmalarından kaçınmaktadır. Salt bu yetersizlik Politik-Maji´yi doÄŸurmuÅŸtur, kitleler anlamadan, tartışamadan neyin nesi olduÄŸunu bilmedikleri birinin ardından koÅŸturarak, yaÅŸamlarını emanet ederler. Madde dünyasında bilinçsizlik düzeyinin en iyi örneÄŸi politikadır ve ne yazık ki, politika alanında Majikal Güc´ü bilerek kullananlar vardır. Görüldüğü gibi, Maji´nin ve Majikal bilginin neden gizlilik gerektirdiÄŸinin cevabı buradadır. KAT´lara ulaÅŸan ve amaç edinen bilinç düzeyinde kiÅŸi yaÅŸam ve ölümün sırlarına ulaÅŸmış, ikilemlerin yani sevginin, sevgisizliÄŸin veya iyiyle kötünün tekliÄŸini idrak edebildiyse, yanısıra da dogmalardan kopabiliyorsa Majisyen olma yolundadır, gizliliÄŸi kullanması ve fiziksel uÄŸraÅŸlara girmemesi, Maji Gücü ile bilinç alanında çok etkili olabileceÄŸini bilmesinden kaynaklanır. Yeterince geliÅŸmiÅŸ ve bilgilenmiÅŸse, elindeki gücün önemini bilir ve gücü nerede, nasıl kullanabileceÄŸinin arayışı ve metodolojisi içindedir. Bir bilim kurgu sinema dizisi olan “Star Wars”da bu öğreti inanılmaz bir bilinç ve baÅŸarıyla iÅŸlenrmiÅŸtir. Güç asla, bireysel arzular düzeyinde ve show olarak kullanılmaz. Bu tarz, bir ustanın iÅŸi deÄŸildir, Majikal Güç transformasyonu olan büyü öz anlamda budur ve bir kez daha belirtmek gerekir ki, gerçek bir usta bunu sıradan iÅŸlerde ve özellikle de hayatını kazanmak için kullanmaz. Çünkü zaten edindiÄŸi öğreti, yaÅŸamın sırrını ona göstermektedir. Bunun belirgin örneÄŸi sanatta görülür; Dali majikal yöntemlerle KAT´ları resmetmiÅŸtir, Picasso ise anti-madde alanından bakarak dünyamızın çarpıklığını ve saÄŸlıksızlığını majikal kara mizahla ifade eder. Van Gogh ise, ÅŸizofrenik bilinç sıçramalarında gücü algılamış, tuala tam olarak aktaramamanın ÅŸokunu yaÅŸamıştır.William Blake, Yeats veya Beethoven diÄŸer örneklerdir ve daha binlercesi…

Bilimsel Maji´nin anlamı…

Usta düzeyindeki bir Majisyen, birkaç müridle beraber dönemsel olarak görülebilir; bunun gereklilikleri vardır; güç alanının büyütülmesi için olabilir veya Majisyen insanlığa birÅŸey anlatmayı ilke edinmiÅŸtir hatta kendini feda edebilir; Batı engizisyonunun yaktığı Bruno ile Orta DoÄŸu engizisyonunun derisini yüzdüğü Hallac iyi birer örnektirler. Majisyen, kendi öğretisini veya bilgisini istediÄŸi tarzda ve yukardaki amaçlar doÄŸrultusunda dağıtabilir; Hz. Ali´nin “Halka anlayabilecekleri ÅŸeyleri haber veriniz, anlamayacaklarını bırakınız, isterlerse onlar arasınlar…” Majinin öz felsefesi budur; Peki acaba, bilimsel platoda Maji´yi nereye koyacağız? Bilimsel Maji olabilir mi? Ya da bilimin ilgilendiÄŸi enerji tanımı nerede Majikal enerjiyle keÅŸisir. Pozitif bilim, gördüğü, ölçtüğü, deneysel olarak tekrarlayabildiÄŸi olayları ele alır, bilim için evren nitelik ve niceliklerden oluÅŸan bir deÄŸiÅŸimler bütünüdür, ilke olarak deneylenemeyen gizemli güçlerin üzerinde durulmaz. Oysa, bilimin yarısı imajinasyondan yahut varsayımlardan yola çıkarak, gerçeÄŸin yolunu bulmaya çalışır ve oluÅŸur, teknolojik evrim ve geliÅŸim bilimin vizyonunun ister istemez zaman zaman sınırlar. Bu da maddesel gerekliliktir.

Majiden büyüye yolculuk…

Determinik evrende herÅŸey bir nedene baÄŸlıdır; neden sonucu oluÅŸturur; sonuç ise yeni bir nedeni getirir ama sonuç zorunluluk olduÄŸundan ortada sadece neden kalır. Bilim bu anda formüllere ve bilimsel yasalara baÄŸlı kalmaya çalışır, nedeni bulamaz ama sonucu gördüğü halde tanımamak durumuna düşer çünkü tersi doÄŸasına aykırıdır, bu düşünce biçimi 17. ve 18. Yüzyıllar´ın süregelen mirasıdır, tabii istisnalar dışında. Einstein, bize evrenin göreceli olduÄŸunu söyler; kütlenin hıza tabi olarak sabit kütle olmadığını, maddenin enerji olduÄŸunu, evrenin üç boyutlu deÄŸil, sonsuz boyutlarda olduÄŸunu, zamanın ve mekanın harekete ve görünüşe bağımlı olduÄŸunu ve ışığın görülebilen son hız olduÄŸunu da belirtir. Buradan anlaşılır ki, bizim eski bilimsel yasalarımız üç boyutlu bir evrenle ilgilidir, sonsuz boyutlu bir evrende normalüstü diye birÅŸey olamaz ve o zaman da bilime ters düşen birÅŸey de olmaz. Einstein bir bilimciydi, bilimsel imzaları vardı ve atom bombasının fikir babasıydı, eÄŸer düşünür olsaydı, gördüğü saygıyı çok zor elde edebilirdi. İç boyutlu evrende elbette ki, neden/sonuç iliÅŸkileri kesindir ama sonsuz boyutlu veya bilinç katlarının sonsuz olduÄŸu bir evrende neden de olmaz, sonuç da… Çok kesin olan bir sonuç, çeÅŸitli insanlar tarafından çok farklı yorumlanacaktır yani sonuçlar anlamsal olarak deÄŸiÅŸirler. Önemli olan algı düzeyi ve gücüdür ve Majisyen usta, nedenleri ve sonuçları umursamadığında artık bilinç düzeyleri arasındaki yani KAT´lardaki sonsuz neden ve sonuçları görebilmektedir. Ama elde ettiÄŸi gücü hangi amaç için kullanacaktır? Deminki yaklaşımlarda okuduÄŸunuz gibi birçok amaç olabilir ama burada popüler vitrin büyüdür ve büyü bu noktada baÅŸlar! Yazımızı bu açıklama ile bitirmek durumundayız çünkü en çok merak edilen konu büyüdür ve en azından temel açıklamalara hem konunun, hem de toplumun gereksinimi vardır; Yazının başından beri Majisyen deyimi ya da tanımı kullanılmakta, bu gerçek bir tanımdır ve öncelikle büyücü adından uzaklaÅŸtırılması ÅŸarttır. Toplumda büyücü olarak kimi tanımlarız? Önce, belli bir dozda güç elde etmiÅŸ olduÄŸunu varsayarsak, majikal gücü süfli, sıradan amaçlar için kullanan, basit çıkarlar peÅŸinde koÅŸan, bilinç alanındaki öğreti ve algıları deÄŸil de insanları etkileyip, kullanıp kendine ayrıcalık saÄŸlamayı tercih eden bir tip vardır. Bir de, bilinçlenmeyi hiç düşünmemiÅŸ hatta anlamamış, hiç duymamış, saÄŸdan soldan duyduklarını, beÅŸ on avam kitabın içeriÄŸini, birkaç büyük ustanın öğretisinden yayılmış bilgi kırıntılarını öylesine sahiplenmiÅŸ büyücü taslakları vardır. Bunların bir bölümü dinsel motifleri kullanırlar veya doÄŸrudan dinsel inancın kendisini istismar ederler, bir diÄŸer bölümü toplumun yeterince bilgili olmamasından yararlanarak bölük pörçük korkutucu yaklaşımlarla aynı cikleti sürekli çiÄŸnerler, üçüncü bir kesim ise bilimsel alanda sığınacağı kovukların peÅŸindedir, ÅŸifa, ruhsal sorunların büyüsel çözümleri, hipnoz, falcılık gibi etiketler bunlara göre bilimseldir ama bilim nedense bu konuları umursamaktadır ama aslında onları umursamamaktadır, temelde ise önemsenmeme psikozu vardır. Majisyenlerin içinde elbette büyücüler de vardır; gücü kullanabilirler ama acaba istenen nedir ve nasıl bir sonuç alınacaktır?

Büyünün karası ve akı…

Büyü toplum içinde Ak ve Kara diye ikiye ayrılmışolarak bilinir. Ak Büyü kiÅŸinin yararına olan ve baÅŸkasının zarar vermeyen büyü tarzıdır; zaman zaman doÄŸal afetlerden korunmak için, kötü insanların ıslahı için dahi kullanılır. Kara Büyü ise, tek kelimeyle kötülük için yapılır; doÄŸrudan kiÅŸinin saÄŸlığına, iÅŸine, sevdiklerine yöneliktir. Dinsel olarak yasaklanan da budur; Acaba Kara Büyücü, iÅŸini yaparken ne hisseder? Önce sonuçla pek ilgilenmez, geleneksel olarak kötülüğün suçu isteyene aittir; Kara Büyücü´ye bir kiralık katil olarak da bakabiliriz; bedelini alır, iÅŸini yapar sonra yine bedelini alarak karşı tarafa da çalışabilir. Duygu, sevgi, sadakat gibi duygulara takılmaz, sert ve katıdır. İstelik gerçek bir ustaysa, ÅŸakası olmaz, sonuç kesindir ve çaresini bulmak kendisi için dahi zordur. Gücü alır ve bir paratöner gibi hedefine iletir veya akıtır. Biraz açmak gerek; eÄŸer Kara Büyücü´nün kimliÄŸi, yöntemleri, etki alanı ve olayı ele alış tarzı bilinmiyorsa karşı koymak zordur. Onun çalışma biografisi dahi önemlidir. Büyücünün serbest enerjiyi yoÄŸunlaÅŸtırıp, biriktirmesi ve amaca doÄŸru istediÄŸi etki doÄŸrultusunda yönlendirmesi ciddi çalışmalar gerektirir, enerji hammaddedir, ÅŸekillendirilir, sanatçı ise büyücüdür. Modern çaÄŸda büyücülerin de zamana gereksinmeleri vardır; artık uzun konsantrasyon yöntemleri yerine çoÄŸunlukla hızlı etki yapan kimyasallar kullanılır. Ama bu geçmiÅŸte de yapılıyordu; belli bitkisel kompleksler hazırlanır ve kullanılırdı; Günümüzde, Carlos Castaneda´nın simgesel büyücüsü Don Juan, Peyote mantarını bu amaçla kullanır, Dali ve Picasso LSD ve Meskalin kullanıyorlardı, Wagner afyon ve adam otu karışımı bir macunu beste yaparken alıyordu. Ve daha bir çoÄŸu… Ama bunlar tehlikelidir çünkü yanıltıcı veya bilinçaltı düzeylere, kurgulara kolayca düşülür ve üstelik fiziksel zararlar ve yıkımlar da baÅŸlar. Çok sert uyuÅŸturucular, beyin hücrelerini öldürdüklerinden KAT´larda kaybolmak yani bilincin bedenle yeniden buluÅŸamaması nedeniyle çıldırmak ve ölmek tehlikeleri ortaya çıkar. Daha önce altı çizilmiÅŸti, yetenek önemli ve ÅŸarttır, ne yapay yöntemlerle, ne de yalan zincirleriyle büyücü olunamaz, hele Majisyen asla… Gerçek bir büyücü ve onun ustası bir Majisyen olabilmek, bir Mozart, bir Leonardo olmak kadar nadir bir olaydır.

Gerçek büyücü müşteri kabul eder mi?

Bugün Majisyenler, “Order” adı verilen küçük grupçuklar halinde çalışmaktadırlar, her grup kendi yöntemlerini kullanarak KAT çalışmaları yaparlar. Modern Majisyenler geçmiÅŸe göre daha sosyaldırlar, gerek gördüklerinde dünyasal iÅŸlere de müdahale ederler; İ ngiltere´de Thatcher´in durdurulması için o dönemde çok yoÄŸun çalışıldığı söylenmekteydi; aslında baÅŸarılı olan eski İ ngiliz BaÅŸbayan´ının yeni bir dönemin baÅŸlayabilmesi için çekilmesi gerektiÄŸine inanılıyordu, bu Majikal bir gerekti. Ve eÄŸer bu iddia doÄŸruysa, amaca ulaşıldı ve Maggie politikadan uzaklaÅŸtı. Benzeri bir iddia bizde de yayılmış ve Turgut Özal´ın böyle bir amaçla ölmüş olduÄŸu söylenmiÅŸti. Acaba, bu da Majikal bir gerek miydi? Yoksa, Çiller ve ardından Erbakan Türkiye´nin Majikal kaderi olabilirler mi? ÅŸaka bir yana, sizlere yüzeysel olarak Maji´yi tanımlamaya çalıştım, dev bir konuyu, İ nsanlığın en eski öğretisini elbette ki, birkaç sayfayla tanımlanamayız. Ama ÅŸu gerçek var; Maji bir gerçektir ve yaÅŸamın ta kendisidir. Büyü ise onun çocuÄŸudur; günümüzün dejenere ortamında Maji´nin ve gerçek büyücünün bilinmesi, tanınması gerekli gibidir, iÅŸin anayasasına ters gelse dahi… Gercek büyücü ve Majisyenler var mı? Aramızda hala yaşıyorlar mı? ÅŸu an, kimler var? Çok az olduÄŸunu bilin ve onlar belki biri hariç hiçbirisi duyduÄŸunuz, tanıdığınız isimler deÄŸiller. Çünkü gerçek bir majisyeni medyada görmeniz asla mümkün olmayacaktır. Maji´de demokrasi yoktur yani eÅŸitlik olmaz, onlara ancak KAT gezilerinde raslayabilirsiniz! Ötesi sadece inancın, telkin ve cehaletle buluÅŸtuÄŸu tatsız bir salatadan veya duygusuz bir orgazmdan baÅŸka birÅŸey deÄŸildir.

Etiketler:

Yorum yapın