<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>İzafiyet Teorisi Ve Zamanda Yolculuk yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.mystiqx.com/izafiyet-teorisi-ve-zamanda-yolculuk.html/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mystiqx.com/izafiyet-teorisi-ve-zamanda-yolculuk.html</link>
	<description>Mistik,Doğa üstü,Açıklayamadığınız olaylar,UFO Gerçeği</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jul 2010 21:50:32 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
	<item>
		<title>afacan tarafından</title>
		<link>http://www.mystiqx.com/izafiyet-teorisi-ve-zamanda-yolculuk.html/comment-page-1#comment-151</link>
		<dc:creator>afacan</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 15:51:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.mystiqx.com/?p=615#comment-151</guid>
		<description>Zamanı milyonlarca daireye boyutuda bunların ortasında tek başına
duran bir tren olarak düşünürsek doğru araç ve metaryellerle
istenilen bu dairelere atlamak mümkün gibi görünüyor. Zamanın
geçmiş/gelecek belli bir hızdan sonra esnediği büküldüğü
düşünülürse bu bükülme hızınında saatte 299.7 km hız yani ışık hızı
ile ışık hızı olarak verdiğimiz bu ölçü insanoğlunun hayal gücünün
son noktası olarak göründüğündendir . Halbuki aşılabilecek ve
mümkün olabilirliliği fiziksel olarak mümkün olan bu hızın
katmanları neden olmasın şimdilik hayal gücümüzü fazla zorlamadan
ancak ışık hızınında bir katmanları olabileceği ihtimalinide
unutmadan konumuza dönelim , ışık hızında hareketin mümkün olduğu
fiziksel ortamlarda zaman boyutsal olarak esnemeye ve katlanmaya
başlamaktadır teori bunu savunuyor bu esnemeler ve katlanmalar
esnasında bükülen zamanda atlamalar yani ışınlanmalar yani
moleküllere parçalanarak bulunduğumuz alanın karşı kutbundan ortaya
çıkış bunun için sadece ışık hızını aşmak yeterli değil tabiki ışık
hızında hareket eden varlıklar kütlesel olarak genişleyeceğinden bu
hızda hareketliliğin vereceği sürtünme ve ısınmayı bununla beraber
olası yerçekimlerine karşı antimadde reaktörleriyle desdeklenmiş
kendi enerjisini ışık ve uzay titreşimlerinden sağlayan , bunlar
enerji boyutu çok yüksek olan ve hala anlam ve önemini
çözemediğimiz ancak uzay ve evren boşluğunda sınırsız bir boşlukta
hareket eden bir dalga enerji akımıdır suya atılan bir taş
parçasının suyun yüzeyinde yarattığı dalgalanma gibi kaynağı belli
olmayan ama bir ışık titreşiminin neden olduğu varsayılan bu
enerjileri farkettiğimiz an enerjinin boyutu ve gücü hakkında bilgi
ve tecrübelerimiz büyük bir ölçüde değişime uğrayacağı bir
gerçektir. Birçok teoride ışık hızında hareket eden cisimlerde
zaman farklılıkları gözle görülebilecek kadar değişiklik gösterdiği
gibi ışık hızında hareket eden cisimlerin boyut frekanslarının
ayarlarıyla beraber ışık hızında hareket halinde bile hiç bir
sürtünme etkisine maruz kalmadığını bununla beraber yolculuk
esnasında birçok kütlesel cismin içinden hayalet konumunda
geçebildiklerini savunmuşlardır. Bunlar sadece uzaylı
teknolojisiyle olabilecek gibi görünen teoriler olsada fizik
kanunlarımıza göre imkansız gibi görünsede unutmamak gereken bişi
var 300 sene önce tonlarca ağırlıklardaki uçakların gökyüzünde
dolaşacakları varsayımıda teknik ve fiziksel olarak imkansız
bişiydi, geçmişimiz için imkansız olanları bizler başardık
geleceğimizde zamanda veya ışık hızında ulaşımı başaracaklar tek
soru biz bu teknolojinin neresindeyiz bu seviyeye gelmek ne kadar
sürecek &quot; insanlar sordukları soruların cevaplarını bedenlerinin
bir yerlerinde hep biliyorlardır ama bilgiyi anlamak ve açığa
çıkarmak hep zaman almıştır, anlamak için sorgulamak gerek.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Zamanı milyonlarca daireye boyutuda bunların ortasında tek başına<br />
duran bir tren olarak düşünürsek doğru araç ve metaryellerle<br />
istenilen bu dairelere atlamak mümkün gibi görünüyor. Zamanın<br />
geçmiş/gelecek belli bir hızdan sonra esnediği büküldüğü<br />
düşünülürse bu bükülme hızınında saatte 299.7 km hız yani ışık hızı<br />
ile ışık hızı olarak verdiğimiz bu ölçü insanoğlunun hayal gücünün<br />
son noktası olarak göründüğündendir . Halbuki aşılabilecek ve<br />
mümkün olabilirliliği fiziksel olarak mümkün olan bu hızın<br />
katmanları neden olmasın şimdilik hayal gücümüzü fazla zorlamadan<br />
ancak ışık hızınında bir katmanları olabileceği ihtimalinide<br />
unutmadan konumuza dönelim , ışık hızında hareketin mümkün olduğu<br />
fiziksel ortamlarda zaman boyutsal olarak esnemeye ve katlanmaya<br />
başlamaktadır teori bunu savunuyor bu esnemeler ve katlanmalar<br />
esnasında bükülen zamanda atlamalar yani ışınlanmalar yani<br />
moleküllere parçalanarak bulunduğumuz alanın karşı kutbundan ortaya<br />
çıkış bunun için sadece ışık hızını aşmak yeterli değil tabiki ışık<br />
hızında hareket eden varlıklar kütlesel olarak genişleyeceğinden bu<br />
hızda hareketliliğin vereceği sürtünme ve ısınmayı bununla beraber<br />
olası yerçekimlerine karşı antimadde reaktörleriyle desdeklenmiş<br />
kendi enerjisini ışık ve uzay titreşimlerinden sağlayan , bunlar<br />
enerji boyutu çok yüksek olan ve hala anlam ve önemini<br />
çözemediğimiz ancak uzay ve evren boşluğunda sınırsız bir boşlukta<br />
hareket eden bir dalga enerji akımıdır suya atılan bir taş<br />
parçasının suyun yüzeyinde yarattığı dalgalanma gibi kaynağı belli<br />
olmayan ama bir ışık titreşiminin neden olduğu varsayılan bu<br />
enerjileri farkettiğimiz an enerjinin boyutu ve gücü hakkında bilgi<br />
ve tecrübelerimiz büyük bir ölçüde değişime uğrayacağı bir<br />
gerçektir. Birçok teoride ışık hızında hareket eden cisimlerde<br />
zaman farklılıkları gözle görülebilecek kadar değişiklik gösterdiği<br />
gibi ışık hızında hareket eden cisimlerin boyut frekanslarının<br />
ayarlarıyla beraber ışık hızında hareket halinde bile hiç bir<br />
sürtünme etkisine maruz kalmadığını bununla beraber yolculuk<br />
esnasında birçok kütlesel cismin içinden hayalet konumunda<br />
geçebildiklerini savunmuşlardır. Bunlar sadece uzaylı<br />
teknolojisiyle olabilecek gibi görünen teoriler olsada fizik<br />
kanunlarımıza göre imkansız gibi görünsede unutmamak gereken bişi<br />
var 300 sene önce tonlarca ağırlıklardaki uçakların gökyüzünde<br />
dolaşacakları varsayımıda teknik ve fiziksel olarak imkansız<br />
bişiydi, geçmişimiz için imkansız olanları bizler başardık<br />
geleceğimizde zamanda veya ışık hızında ulaşımı başaracaklar tek<br />
soru biz bu teknolojinin neresindeyiz bu seviyeye gelmek ne kadar<br />
sürecek &#8221; insanlar sordukları soruların cevaplarını bedenlerinin<br />
bir yerlerinde hep biliyorlardır ama bilgiyi anlamak ve açığa<br />
çıkarmak hep zaman almıştır, anlamak için sorgulamak gerek.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
