Çarþamba, Þubat 08, 2012 12:39

DeÄŸiÅŸik Ufo Hikayeleri

Polis Schirmer Olayı
“Yine geleceÄŸiz ve evreni göreceksin”

Tarih 3 Aralık 1967. Yer, ABD Nebraska Ashland. Polis memuru Herbert Schirmer rutin gece görevini tamamlamak üzere, anayoldan kente doÄŸru gidiyor. Saat 02:30 civarında yolun kenarında ışıklar görüyor ve bir romörk olduÄŸunu düşünüyor. Bakmak için arabasını o yana doÄŸru sürüyor ama ışıkların birden göğe yükselerek kaybolduklarını görüyor. Saat 03:00´de polis istasyonuna dönüyor ve görev defterine; “6 ile 63 no´lu yolların birleÅŸtiÄŸi kavÅŸakta bir uçan daire gördüm, ister inanın, isten inanmayın” diye yazıyor. Sonra evine gidiyor ve yatıyor ama sabahleyin ÅŸiddetli bir aÄŸrısı ve boynunun yanında nedenini bilmediÄŸi kırmızı bir lekeyle uyanıyor. Schirmer önceleri pek telaÅŸlanmıyor, olayı unutuyor ve birkaç gün içinde de leke kayboluyor ve baÅŸaÄŸrısı azalıp yok oluyor. Schirmer kısa bir zaman sonra Polis Åžefi oluyor, daha önce Deniz Kuvvetleri´nde görev yaptığı ve önemli bir Hava Kuvvetleri subayının oÄŸlu olduÄŸu için kimse onun bir UFO´cu veya bir fanatik olduÄŸu düşünmüyor. Åžef olduktan iki ay sonra görevinden istifa ediyor. UFO gördüğünü hatırlamıyor buna karşın çok ÅŸiddetli baÅŸ aÄŸrılarını hatırlıyor ve iÅŸine konsantre olmakta zorlandığı için görevini yapamadığını söylüyor.

Gerçek hipnoz altında ortaya çıkıyor

UFO´ları araÅŸtıran Condon Komitesi Schirmer Olayı´nı duyunca bir hazırlık soruÅŸturması baÅŸlatıyor. Yazdığı yazıyı hatırlayamadığı için kendisine hipnotik regresyon yani uyutarak geriye döndürme seansı teklif ediliyor, Schirmer, kabul ediyor ve seans esnasında olay ortaya çıkıyor; Schirmer yol kenarında ışıklara bakmak için durduÄŸunda ışıklı cisim ona doÄŸru gelmiÅŸ ve otomobilinin yanına inmiÅŸ. Schirmer, olayı kıpırdamadan izlerken cismin içinden insanımsılar çıkmış ve yaklaÅŸmışlar. Bir tanesinin gözlerinden fışkıran bir ışık arabaya vurunca, arabanın içi yeÅŸilimsi bir gazla dolmuÅŸ. Schirmer, silahını çekmeyi düşünmüş ama nedense bunu yapmamış ve aksine yanındaki pencereyi iyice açmış. Sonra yaratıklardan birisi elini uzatıp, Schirmer´i boynundan tutmuÅŸ ve sonra kendisini arabanın dışında bulmuÅŸ. O anda kafasının içinde “Sen bu yerin gözetleyici misin?” diye soran bir ses duymuÅŸ ama Schirmer cevap verememiÅŸ. Ses devam etmiÅŸ; “Bir uzay aracına hiç ateÅŸ ettin mi?” demiÅŸ, o zaman Schirmer, “Hayır efendim” demiÅŸ. Sonra Schirmer´i bırakmış ve aracına geri dönmüş.

Düşman deÄŸildiler…

Schirmer, hipnoz altında yaratıkların boyunu 120-130 cm olarak tanımladı, baÅŸlarının insanlara göre daha uzun ve dar olduÄŸunu söylerken, derilerinin gri-beyaz, burunlarının çok düz, ağızlarının bir yarık gibi olduÄŸunu ve aÄŸzın hiç hareket etmediÄŸini belirtiyordu. Yaratıkların gözleri oval ama çok büyük deÄŸildi, gözlerini kırpmıyorlardı. Giysileri gümüş grisiydi ve vücutlarına yapışıktı, baÅŸlarının saÄŸ tarafında antene benzer bir çıkıntı vardı. Göğüslerinin saÄŸ tarafında ise kanatlı bir yılana benzer bir amblem görmüştü. Hipnoz altında yaptığı çizimlerde Schirmer´in çizdiÄŸi yaratıkların insana çok benzediÄŸi ve çok bilinen “Griler” denen uzaylı tipine pek benzemediÄŸi görüldü. Griler, genelde kaçırma olaylarında görülüyorlardı. Olayın devamı da vardı; sonraki 15 dakika içinde Schirmer, telepatik sesler duymuÅŸtu. Çevresinde daha küçük bir aracın uçtuÄŸunu sannmıştı, yaratıklar uzun zamandan beri insan ırkını izlediklerini ve adına “Üreme Analiz Programı” dedikleri bir proje ile meÅŸguldular. Dediklerine göre, rasgele insanlar seçiyorlar ve örnekler alıyorlardı. Güvencede kalmak istiyorlardı, Schirmer onların bizleri kendi varlıklarına karşı tehlike olarak gördüklerini söylüyordu. Düşmanca davranmamışlardı ama olanları hatırlamayacağını ve onu yine ziyaret edeceklerini söylemiÅŸlerdi. Schirmer´e “Unutma Gözetleyici, yine geleceÄŸiz ve birgün evreni göreceksin.” demiÅŸlerdi.

Herbert Schirmer aracına döndükten sonra uzay cismi uçup gitti. Boynundaki leke, yaratığın ona dokunduÄŸu yerdi. Hipnoz altında herÅŸeyi hatırladıktan sonra bir daha polislik yapmadı. KuÅŸkusuz 3 Aralık 1967´den sonra Schirmer´in yaÅŸamı tümüyle deÄŸiÅŸmiÅŸti ve o artık eski Schirmer deÄŸildi. Åžimdi özel bir iÅŸte çalışıyor ve bekliyor. Neyi mi? Evreni göreceÄŸi günü…

Demiryolunda dev UFO

Aralık 1997´de çok büyük bir UFO´nun Kuzey Avustralya´daki bir demiryolu yük istasyonunun yakınına indiÄŸi bildirildi. UFO´yu, istasyonda yükleme yapan tüm işçiler gördüler. Olayın geçtiÄŸi yer, Queensland Eyaleti, Kajabbi Bölgesi, istasyon Brisbane ile Isa Dağı arasındaki tren hattının üzerinde ve Brisbane´in 1936 km. kuzeybatısında. Yük trenine yükleme yapan işçiler gök cismini “Dev bir bina” ya benzettiler. Bir tanık; “Åžeffaf bir ÅŸeydi, pas renginde kahverengiydi, büyüklüğü bana göre bir tren dizisi kadar vardı.” diyordu. Ortalama bir trenin uzunluÄŸu 300 metredir. UFO yere inmiÅŸ gibiydi ama temas gerçekleÅŸmemiÅŸti. İşçiler olay sırasında çıngıraklı yılan takırdamasına benzettikleri bir ses duymuÅŸlardı ve bazıları; “Böyle birÅŸeyi yaÅŸam boyu görmedik.” diyorlardı. Kuzey Queensland´da yaÅŸayan ilkel yerli kabileler yani Aborginler, efsanelerinde de yer alan “Min Min Işıkları” dedikleri garip gök cisimlerinden sürekli söz etmektedirler.

Kaynak: Ross Dowe/Avustralya/Yeni Zelanda Ulusal UFO Haber Merkezi)

Zaman Kaybı ve UFO akrobasisi

İki grup tanık 19 Åžubat 1998´de, New Jersey, Toms Irmağı´nda UFO gördüklerini söylediler. Grubun birisi. zaman kaybına uÄŸradıklarını belirtiyordu. Olay yeri New York´un 160 km. güneyi idi. O gün, saat 10:00´da etfaiyeci Bob Moorie ve arkadaşı George Pazzinski, 37 no´lu yolda arabaları ile gidiyorlardı, bölge çam ormanlarından oluÅŸmaktadır, daha kısa olan bir yan yola sapmaya karar verdiler, tam yola girdiklerinde araba sallanmaya ve savrulmaya baÅŸladı, birden önlerinde koca bir cisim belirince, zorlukla frenlere asılan George arabayı durdurdu, çarpmaktan son anda kurtulmuÅŸlardı. Yolun ortasında tabak ÅŸeklinde, üç bacaklı bir araç duruyordu. Kayarak durdukları yerle cisim arasında en fazla on metre vardı. Sabit bakışlarla ikisi de cismi bir dakika kadar ses çıkarmadan izlediler ve Bob sordu; “Gördüğümü görüyor musun?”, George cevap verdi; “EÄŸer bir uçan daire görüyorsan, ben de görüyorum.” Birden paniÄŸe giren George haykırarak; “Bu cehennem olası yerden gidelim” diyerek arabayı geri vitese taktı, gazı sonuna kadar kökledi, arabayı çevirerek geri dönmeye çalışırken, birden durdu ve arabayı da durdurdu. Sabit bakışlarla bakarken, Bob gitmeleri için ısrar ediyordu. Sonra George arabayı çevirdi ve hiç durmadan ve konuÅŸmadan araba sürerek doÄŸrudan eve gittiler ama Bob´un evine yaklaÅŸtıklarında inanamadıkları bir ÅŸeyi fark ettiler. Gün batıyordu ve saat altıyı çeyrek geçiyordu oysa en fazla bir saat araba sürmüşlerdi. Aradaki saatlere ne olmuÅŸtu? Daha sonraki günlerde, UFO´nun ayaklarının arasında yere inik bir merdiven bulunduÄŸunu, üzerinde hiçbir iÅŸaret olmadığını ve cismin mat aleminyum renginde olduÄŸunu anımsadılar. Bob ve George´un saat 11:00 ile akÅŸamüstü 05:00 arasındaki anıları yok oldu. Bu altı saati hiç anımsamıyorlar.

Aynı gün öğleden sonra 04:30 sıralarında Ellis Smith, yanındaki dokuz yaşındaki oÄŸlu ve beÅŸ yaşındaki kızıyla beraber Toms Irmağı üzerindeki bir UFO´nun akrobatik hareketlerini izledi. Smith şöyle anlatıyor; “Sinemadan çıkmıştık ve arabamı Toms Irmağı´na doÄŸru sürüyordum, güneybatıya doÄŸru, 40-45 derece ufuk doÄŸrultusunda çok parlak beyaz bir ışık gördüm. Gök çok berraktı ama ben ışığın nereden geldiÄŸini görememiÅŸtim. Önce özel bir hava aracı sandım ama benzemiyordu, bir ara üzerimize bir kıtalararası roket atılmış olabileceÄŸini düşündüm ama cisim birden yavaÅŸladı, neredeyse gökte asılı gibiydi, çok yavaÅŸ olarak yükseliyordu. Üç dakika kadar böyle devam ederek, bir J harfi hareketi oluÅŸturdu, parlaklığı gittikçe artıyor, sanki boyutu deÄŸiÅŸiyordu, sisli veya dumanlı bir ışığın içinde katı bir cismin bulunduÄŸunu fark edebileceÄŸim kadar büyümüştu.” Tanık UFO´nun aynı hareketi altı kez yaptığını ama her hareketin süresinin deÄŸiÅŸtiÄŸini ve sonuncusunun en fazla 30 saniye sürdüğünü belirtiyor. UFO, bu hareketlerin ardından yine yavaÅŸlamış ve tabaksı ÅŸekli daha belirginleÅŸirken parlaklığı daha da artmış sonra bir top ÅŸekline dönüşürken, çevresinde yoÄŸunlaÅŸan sisin içinde birden yok olmuÅŸ.

Kaynak: MUFON

Köpek UFO´ları haber veriyor

21 Åžubat 1988´de sabah saat 09:00 civarında Adam Tanner ve köpeÄŸi Kala Colorado, Longment kentindeki evlerinin yakınında caddede yürüyorlardı. Adam anlatıyor; “KöpeÄŸimi gezdiriyordum, Kala çimenliÄŸe doÄŸru koÅŸtu ve çağırmama raÄŸmen geri gelmedi. Yere oturdu ve göğe doÄŸru bakarak aÄŸlar gibi inlemeye baÅŸladı. Nereye baktığını merak ettim, çimenliÄŸin üzerinde ve hemen ardındaki evimin tepesinde alev gibi titreÅŸen beÅŸ veya altı tane portakal renkli ışıklar gördüm. Sonra birden ikiye ayrıldılar ve V ÅŸeklinde açılarak yükseli; kayboldular. Heyecanla eve gidip karıma anlattım dışarı çıkıp beraber yine baktık ama gitmiÅŸlerdi, yanıma kameramı alıp birkaç gün bekledim ama gelmediler. Herhalde en fazla 30 saniye görebilmiÅŸtim, portakal renkli ışıklar göz kırpıyorlardı, ne gördügümü bilmiyorum ama bu ışıkların bildiÄŸimiz uçan araçlarla hiç ilgisi olmadığına eminim. EÄŸer bu bütün bir araçsa, herhalde 7000 metre yükseklikteydi ama dedim ya ne gördüğümü bilmiyorum ve böyle bir ÅŸeyi ömrümde hiç görmedim.”

Kaynak: MUFON

Gece ziyaretçisinin amacı neydi?

Yine Avustralya´dayız. Yer, Batı Avustralya, Fremantle kenti. Tarih 1 Åžubat 1998, saat geceyarısı 02:30. Rowena Judd evinde uyuyor. Olayı kendisinden dinleyelim; “Birden uyandım, yatak odamın kapısının önünde birisi vardı, insanımsı bir ÅŸekildi, karanlıktı ama içinden yayılan çok hafif bir ışık görüyordum ve yüzü belirsizdi. Sonra birden kayboldu. Korkuyla yataktan fırladım, yandaki odadaki kardeÅŸimi uyandırdım, tüm evi aradık, hiç kimse yoktu ve her yer sıkı sıkı kapalıydı.” İki hafta sonra 15 Åžubat´ta bu kez Judd´un evinin üzerinde parlak bir ışık belirdi, bir vızıltı sesi çıkarıyordu, tüm ev aydınlandı. 22 Åžubat´ta gece 12:25 sıralarında Perth yakınındaki Karangi´de, üç adet parlak portakal renkli ışığın güneybatıya doÄŸru gittikleri rapor edildi. Işıklar yavaÅŸ ve üçgen ÅŸeklinde uçuyorlardı sonra yükselerek dikey bir form oluÅŸturdular, derken birisinin ışığı beyaza dönüştü ve doÄŸrudan yere yöneldiÄŸinde üçü birden kayboldular. Yaklaşık olarak gözlem yerinden bir km. uzaklıktaydılar.

Kaynak: Ross Dowe/Avustralya/Yeni Zelanda Ulusal UFO Haber Merkezi)

Helikopteri kim düşürdü?

18 Åžubat 1998, PerÅŸembe günü, ABD Deniz Kuvvetleri´ne ait bir helikopter, deney amacıyla uçuÅŸa çıktı ve bir kaza sonucunda California, Sequoia Ulusal Ormanı´na düştü. BeÅŸ kiÅŸilik mürettebat kurtulamadı. Kazadan hemen sonra, Åžerif Mike Gutsch ve ekibi Kern Irmağı yanındaki kaza yerine ulaÅŸtılar; Åžerif Gutsh anlatıyor; “Kaza yeri ile Mojave Çölü´nün 100 km. doÄŸusudur. Oraya ulaÅŸtığımda kurbanlara dokunmamam, askeri yetkilileri beklemem emredildi, ölenlerin kimlikleri belirtilmiyordu.” Aynı gün, güneydeki Fresno Bee´de birçok kiÅŸi saat 11:00 civarında Kern Irmağı üzerinde uçan parlak bir cismi rapor etmiÅŸlerdi ve haberlerin gelmesinden birkaç saat sonra helikopter kazası gerçekleÅŸti. Bölge Haber Bürosu´ndan Ernest Cowan, ışıklı cismin kaza ile ilgili olduÄŸu düşüncesinde, cismin alevli olmadğını ama bir meteor veya Vandenberg Üssü´nden atılmış olası bir uydu olduÄŸunu ileri sürüyor. Ama tanıklara göre cisim garip dairesel hareketler yapıyordu yani yere doÄŸru düşmüyordu.

Kaynak: Sun-Chronicle Gazetesi, Fresno, California ve Kenneth Young, Halkı Bilgilendirme Direktörü Tri-States Advocates for Scientific Knowledge

Etiketler:

Yorum yapın