
Geçmişin bilinen yüzü aslında bilinmeyenliğiyle çeker kendini.  Bir bilinmeyendir aslında  kendisi çözemediğimiz algılayamadığımız, ismini koyamadığımız milyonlarca yapı ve birçok sahipsiz eserden sadece biridir Piramitler. Kendisini tamamen algılayamsakta eski mısır medeniyeti adı altında ev sahiplerini şimdilik bir muallaktan çıkarmayı başarmış görünüyoruz, peki ama kimdi bu eski mısırlılar 4500 yıllık bir geçmişe sahip bu yapıları hangi ilim ve hangi kudretle gerçekleştirdiler, Dünya dışı medeniyetler denmi yoksa ruh halindeki cin ler denmi yardım aldılar. Yoksa günümüz teknolojisine göre bile geçmiş için imkansız olanaksız gibi görünen bu yapıları gerçekten eski mısırlılar kendi imkan ve olanaklarıylamı gerçekleştirdiler. Biraz daha beyin jimnastiği yapacak olursak aslında mısır piramitlerinin aslında hep orada olduklarını eski mısır medeniyetinin zaten hazır kurulmuş bu yapı ve mimari topluluğa yerleşip sahiplenmesi de düşünülmüyor değil.
Büyük piramitin çoğrafi ve bölgesel konumu bir çok imkansızın toplamını içermektedir, Mesala
* Büyük Piramit’le dünyanın merkezi arasındaki uzaklık, Kuzey kutbuyla arasındaki uzaklığa eÅŸittir ve kuzey kutbuyla dünyanın merkezi arasındaki uzaklığa eÅŸittir.
* Gizde’den geçen boylam, dünyanın denizleriyle anakaralarını iki eÅŸit parçaya böler. Bu boylam ayrıca,kara üstünden geçen en uzun kuzey-güney yönlü boylam olup,bütün yer kürenin uzunluÄŸuna ölçümünde doÄŸal sıfır noktasını oluÅŸturur.
* Büyük piramidin tepesi Kuzey kutbunu, çevresi ekvatorun uzunluğunu temsil eder. Ve iki uzunluk ayni mikyasa uygunluk gösterir.
Nasıl bir yapı dünya haritasında ve dünyanın kendi konumuna göre ölçüsel olarak dünyanın merkezine yapılabilir ve nasıl bir yapıdır ki konum olarak karasal alanın tam ortasına denk gelmesinin yanında dünya deniz ve karalarını iki eşit parçaya bölebilir. Günümüz teknoloji ve materyal yardımlarıyla ve ancak gökyüzünden bakılarak yapılabilinecek bu işlem 4500 yıl önce nasıl bir ilim ve bilginin ürünüdür.
Ayrıca 3 büyük piramitin dünya yüzeyindeki simetrik yerleşiminin
Belçika asıllı mühendis ve piramit araştırmacısı Robert Bauval, Keops (diğer adlarıyla Khufu), Kefren( Khafra) ve Mikerinos (Menkaura) piramitlerinin dizilişleri ile ilgili olarak gerçekten önemli bir keşifte bulunmuş ve Orion takımyıldızının kemer yıldızları olan Alnilam, Alnitak ve Mintaka yıldızlarının gökteki konumunun söz konusu piramitlerin dizilişinin izdüşümü olduğunu bulmuştur.  (  Alıntıdır. )
Birçok kaynak ve araÅŸtırma eski mısır medeniyetinin uzay ve astrolojik üstünlüklerini dünya dışı varlıklar yardımıyla edindiÄŸini ve yaÅŸamlarının birçok evrenlerinde ‘ de bu varlıklarla iç içe yaÅŸadıklarını hatta bu yaÅŸam ÅŸartları altında birleÅŸmelerin gerçekleÅŸtiÄŸini dünya dışı ırklar ile insan oÄŸlunun birleÅŸimi sonucu birçok melez ırk ın eski mısır kültüründe doÄŸal karşılanılarak devam ettiÄŸini belirtmektedir. Ancak bu teoriler bile hala yaklaşık 4 milyon taÅŸ bloktan oluÅŸan en büyük 3 piramitin mimarisini ve yapım aÅŸamasını açıklayamamaktadır. Birazda bundan bahsedelim,
Horasan : silisi,mil,kireç,yumurta akı,bazı madden tozları ile mermer karışımında elde edilen bir çeşit yapı işlerinden kullanılan malzemedir. Bu harcın içine boyada katılabilmekte ve böylece paraca halindeki kayaları bir bütün olarak yapmak mümkün olmaktadır, İyi bir usta elinde çıkan yama işlemi orijinalinden ayırt etmek mümkün değildir.
Basit bir anlatım ile kiremit,tuÄŸla tozunun kireç tozuyla karıştırılıp sulandırılmış harç- hamur hali. Birçok medeniyet ve kültür tarafından kullanılan ( bizanslılar kilise duvarlarını – anadoluda cami minarelerinde, kuyu iç kısımlarında ermeniler tarafındanda genellikle deÄŸerli eÅŸyalarını saklama ve kamufle etme amacıyla ) ancak kendilerine has ilaveler ekleyerek (  kıl,kan,yumurta akı ) bölgesel kireç ve tuÄŸlaya renk uyumu saÄŸlanması için günümüze kadar taşımışlardır.
Eski mısır Piramitlerin de 2-30 tonluk ağırlıklara sahip milyonlarca kaya parçası bulunmaktadır, Günümüz horasanından tek farkı ise tuÄŸla – kiremit tozu kullanılmadan, ana maddesi kireç tozları olan bir horasan harcından baÅŸka biÅŸi olmamasıdır. Birçok yapı tesleri bunlara karbon tesleride dahil hepsinin tek ortak yanı hiç bir ÅŸekilde düzleÅŸtirilme iÅŸlemine tabi tutulmadıklarıdır. Eski mısır medeniyetinde bu iÅŸlem ancak sivri balta görünümlü aletler yardımıyla kesim iÅŸlemi yapılabileceÄŸini göstermektedir. Ancak yapılan testler bunun aksini göstermektedir, Kesim yada düzleÅŸtirme yapılmayan yaklaşık 4 milyon kaya parçası nasıl bu kadar mükemmel bir simetride oluÅŸabilir.
Eski mısır Piramitlerinin Nil nehrine en yakın konumları 8.6 km dir.  Kano yada tekneler kullanılarak bir başka bölgeden piramitlere kaya yada kireç tozu taşınması teoriside uzun süreli bir işlem olmadığını göstermektedir. Yıllarca süren bir işlem ve ortalama 4 milyon x 20 ton luk bir taşıma yapılmış bile olsa yıllar sürmesi gerektiğini göstermektedir. Ne gariptirki dağlarda dolaşan keçilerin bile küçük ayaklarından patika adı altında yollar meydana gelirken yıllarca süren bir mimari yapı ve 80.000.000 tonluk bir ağırlıklar topluluğu geçmesine rağmen ortalıklarda olmayan devasa yollar. Mısır piramitler bölgesi çoğrafik yapısına göre uzun süreli bir taşıma gerçekleşmeden piramitlerin inşaat aşaması bulunduğu alanda gerçekleştiğini göstermektedir.
Bunun da tek bir mantıklı açıklaması olabilir, Kireç tozları ve birkaç bileÅŸen ile yapılan bir harç – hamur ve birkaç tane kalıp hepsi budur. GeçmiÅŸin bilinmezliÄŸi onun aslında hiç olmadığını gösterir ancak unutmamak gerekirki eski mısırlı larda bizler gibi insanlardı onları anlamak için karmaşıklaÅŸtırmaya gerek yok Günümüz de uzay teknolojisinden aldığımız desteÄŸi ( Düşen yada düşürülen uzay araçları ) atalarımızında almış olabileceÄŸi ihtimalini doÄŸuruyor.
Ancak bu yardım Piramitlerin  konum ve yerleşim ölçümlerinde kullanılsada asla duvar ve işçilik aşamasında kullanılmamıştır.


