Sal, ubat 07, 2012 07:21

Temmuz 2009 için Arşiv

Rus Donanması ve Ufolar

Cuma, 31 Temmuz 2009

http://img181.imageshack.us/img181/1302/gp509383.jpg

Rus donanması, UFO’larla karşılaşmaları aktaran kayıtlardaki gizliliği kaldırdı. Ortaya birbirinden ilginç hikayeler çıktı…
MOSKOVA – Kayıtlara göre UFO’larla karşılaşmaların büyük bölümü okyanusta gerçekleşmiş.

İngilizce yayın yapan Rus haber kanalı Russia Today’in internet sitesine göre, bir donanma istihbarat subayı Yuri Beketov , “(UFO’lar) en çok Atlas Okyanus’un en derin bölgelerinde, Bermuda Üçgeni’nin güneyinde ve Karayib Denizi’nde görüldü” diyor.

Fox News’te yer alan habere göre, bir başka olay da, Pasifik’te bir nükleer denizaltıyı takip eden altı bilinmeyen obje olarak kayıtlara geçmiş. Denizaltı su yüzeyine çıktığında, söz konusu objeler de su yüzeyine çıkmış ve daha sonra havalanmışlar.

Belki de en ilginç olay, 1982′de dünyanın en derin gölü olan Baykal Gölü’ne dalan askeri dalgıçların yaklaşık 50 metrede ‘gümüş rengi kostümler içindeki bir grup insansı yaratıklarla’ karşılaşmaları. Ruslar bu ziyaretçileri yakalamaya çalışmış, ama 7 kişilik ekibin üçü ölmüş, dördü ciddi bir şekilde yaralanmış.

2012

Cuma, 31 Temmuz 2009

http://img397.imageshack.us/img397/5873/2012c.jpg

“Yarından Sonra” (Day After Tomorrow) filmi ile küresel ısınmanın yaratacağı olumsuz sonuçları ve buzul çağına girişi konu alan yönetmen, bu sefer Maya’ların Uzun Hesabına göre 21 Aralık (bazı hesaplara göre 22 veya 23 Aralık) 2012 tarihinde büyük felaketlerle insan çağının sona ereceği inancını ele alıyor.

Yönetmen : Roland Emmerich
Senaryo : Roland Emmerich, Harald Kloser
Oyuncular : John Cusack, Thandie Newton, Woody Harrelson, Amanda Peet, Morgan Lily
Filmin Türü : Drama, Bilim Kurgu
Orijinal Adı : 2012
Yapımcı Firma : Centropolis Entertainment
Yapım Yılı : 2009
Yapım Ülkesi : ABD, Kanada
Vizyon Tarihi : “13 Kasım 2009 Olarak Söylenmekte”

Sekiz Asırdır Çürümeyen Beden

Cuma, 31 Temmuz 2009

http://img385.imageshack.us/img385/7268/eren.jpg

12. yüzyıl başlarında Kastamonu Kalesi’nin fethi sırasında şehid olan Aşıklı Sultan için yapılan türbedeki çürümemiş beden görenleri şaşkına çeviriyor.

Durumu ilginç bulan ziyaretçiler Türkiye’nin dört bir yanından türbeye gelerek ziyaret ediyor. Merkeze bağlı Honsalar Mahallesi, Kale kapısı Mevkiinde, Kümbet Sokağında yer alan türbede Aşıklı Sultan’ın çürümemiş ayaklarıyla ilgili ilim adamları açıklama yapmakta zorlanıyor.

Kastamonu Kalesi’nin fethi sırasında zehirli bir okla şehid olan Aşıklı Sultan, Selçuklu töresinde ulu kişilere uygulandığı gibi sandukasıyla defnedildi. Aşıklı Sultan’a halk arasında “Yanık Sultan” da denilen olay menkıbelerde şöyle anlatılmaktadır; Aşıklı Sultan’ın türbesinin yakınında bir yangın çıkar. Bu olay sırasında Aşıklı Sultan Hazretleri o zamanın mülkiye amirinin rüyasına girer, der ki; “Burada yangın çıktı, türbem yanıyor, gelin beni kurtarın.” Devrin mülkiye amiri uyandıktan sonra o mahalleye koşar, bakar ki türbe ve civarı yangından zarar görmüş, ama Aşıklı Sultan’ı ateş yakmamıştır. Böylece Aşıklı Sultan’ın dünyadan ayrıldıktan sonra kerametinin devam ettiği anlaşıldığı ifade ediliyor.

8 ASIRDIR ÇÜRÜMEYEN BEDEN

Kastamonu Turizm Eğitim ve Kültürünü Geliştirme Derneği (TURGET) Başkanı Erdal Arslan, Kastamonu’da en fazla ziyaret edilen türbelerin başında Aşıklı Sultan Türbesi’nin geldiğini söyledi. Arslan, şehre gelen ziyaretçilerin büyük bir bölümünün türbedeki 8 asırdır çürümemiş bedeni görmek istediklerini hatırlattı. Erdal Arslan, Kastamonu’nun 17 bin evliyanın geçtiği bir yer olması nedeniyle Evliyalar Şehri olarak bilindiğini kaydetti.

Arslan, “Her bir sokağı, her bir caddesi, her bir mahallesi bir büyük evliya ile şereflenmiş olan Kastamonu’nun en çok ziyaret edilen mekanlarından birisi de Aşıklı Sultan Türbesidir. Kale Kapısı mevkiinde bulunan Aşıklı Sultan Türbesinde beş adet sanduka vardır. Bu sandukalardan sadece bir tanesinde Mağribli Mehmet Ağa isimli birinin yattığı bilinmektedir.

Türbeye de adını veren Aşıklı Sultan ise ortada yer alan üçüncü sandukada medfundur. Bu türbeyi bu kadar çok ziyaret edilir kılan sebep ise bu zatın bedenin çürümemiş olmasıdır. Gerçekten de on yıllardır, camekan içersinde teşhir edilen ve insanlara ibret olması umulan Aşıklı Sultan’ın aşık kısmı etiyle, kemiğiyle asırlardır durmaktadır. Aşıklı Sultan, Kastamonu’nun fethi için buralara gelen Selçuklu ordusundaki komutanlardan birisidir. 1185-1200 yılları arasında cereyan eden fetih mücadelesi esnasında şehit düşmüş ve şehit olduğu yere defnedilmiştir. Bedeni tam 8 asırdan fazla zamandır hiç çürümeden durmakta ve adeta kendisini ziyarete gelenlere ibret vesikası olmuştur.” dedi.

Bu türbe ile ilgili halk dilinde anlatılan ilginç bir hikayenin de mevcut olduğunu kaydeden Arslan, bu olaydan sonra Aşıklı Sultan’ın çürümemiş bedeninin ortaya çıktığının söylendiğini belirtti. Arslan, “Rivayete göre; Cumhuriyetin ilk yıllarında türbe büyük bir yangın geçirir. Yangın başladığı esnasada türbede yatan zat, zamanın valisinin rüyasına girerek “Kalk beni kurtar” diye haykırır. Vali kan ter içersinde uyanır ancak tekrar uykuya dalar. Zat ikinci sefer ikaz eder valiyi rüyasında. Vali bu sefer de “hayırdır inşallah” deyip tekrar uykuya dalar. Üçüncü seferinde türbede medfun zat daha bir hiddetle bağırır valiye rüyasında “Yanıyorum, kalk beni kurtar diyorum. Ne diye uyuyorsun!” diyerek çıkışır. Üç sefer üst üste gördüğü rüya valinin aklını başına getirir ve yaverine Kastamonu’da o saatlerde bir yangın olup olmadığını sorar. Yaveri Kale Kapısı mevkiinde bir türbenin yanmakta olduğunu söyleyince derhal yangın mahalline gelir ve söndürme çalışmalarına bizzat katılır. Yangın söndürülür ancak, tabut ayak ucundan alev almıştır. Tabutun yanan kısmından içerisi de görünür hale gelir ve Aşıklı Sultan’ ın bedenin çürümediği bu sayede anlaşılır.”

AŞIKLI SULTAN TÜRBESİ’NİN 2009 YILINDA RESTORSYONU YAPILACAK

Diğer yandan, Kastamonu Vakıflar Bölge Müdürü Yavuz Yücebıyık, Aşıklı Sultan Türbesi’nin restorasyon projesinin hazır olduğunu belirterek, 2009 yılı içinde restorasyon ve çevre düzenlemesinin yapılacağını açıkladı.

Türbe hakkında bilgi veren Yücebıyık, “Aşıklı Sultan Türbesi eyvan tipi bir türbedir. İbadet mekanı ile büyük bir beşik tonoz ve alt katından oluşan yapı, 4.00X6.51 m. boyutlarındadır. Cephe kemerinin etrafı silmelerle çerçevelenmiştir. Önyüzü düzgün kesme taş, diğer duvarları ise moloz taş örgülüdür. Doğusundaki mekanın mahiyeti uğradığı müdahaleler sebebiyle anlaşılamamıştır. Kitabesi olmadığı gibi hakkında yazılı bilgi de bulunmamaktadır. 1979 yılında tamir edilmiş olan yapının Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivindeki dosyasına göre Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Ankara Bölge Kurulu 1984 tarih, 386 sayılı kararı ile kamulaştırılması kararlaştırmıştır. Bu tarihten sonra türbenin etrafını saran yapılar yıktırılarak çevresi düzenlenmiştir. 1992 den sonra bir kez daha onarım geçirmiştir. Son olarak biz restorasyon projesini hazırladık. 2009 yılında restorasyonunu gerçekleştireceğiz.” dedi.